bizim mekan kurumsal web
Hüdayim GÜLER - Dostça
Köşe Yazarı
Hüdayim GÜLER - Dostça
 

SİYASET MEYDANI MI, ER MEYDANI MI...!

​Türk kültürünün en asil geleneklerinden biridir yağlı güreşler. Davullar vurur, pehlivanlar meydana çıkar ve cazgırın o gür sesi yükselir: ​"İki yiğit çıktı meydane, ikisi de birbirinden merdane... Alta geldim diye yerinme, üste çıktım diye sevinme. Alta gelirsen yat, üste çıkarsan bat! Yıkıldım diye yerinme, yıktım diye sevinme; yiğitlik bundadır, gücü yeten yensin!" ​Bu maninin özü nettir: Adalet, mertlik ve bilek gücü. Er meydanında hileye, arkadan dolanmaya yer yoktur. Gücü olan, terini akıtan, hakkıyla kazanır; kaybeden de kazananın elini öper. Ata sporumuz bize yenilmenin de yenmenin de bir ahlakı olduğunu öğretir. ​Peki, kafamızı er meydanından çevirip bugünün siyaset meydanına baktığımızda ne görüyoruz? ​Ne yazık ki koca bir hiç. Siyaset, bugün cazgırın övdüğü o mertlikten fersah fersah uzaklaşmış durumda. Hak edenin, halkın desteğini alanın, projeleriyle ve gücüyle bilek güreştirdiği bir alan olmaktan çıktı; neyin, nasıl, hangi hukuki kılıfla alt edileceğinin hesaplandığı bir "Ali Cengiz oyunu" sahnesine dönüştü. ​"Mutlak Butlan" Kılıfı ve Böl-Parçala-Yut Siyaseti ​Bunun en sıcak ve çarpıcı örneğini, ana muhalefet partisi CHP üzerinde oynanmak istenen oyunlarda görüyoruz. Siyasi rekabeti sandıkta, halkın huzurunda vermekten kaçınanlar, çareyi hukukun arkasından dolanmakta buluyor. "Mutlak butlan" gibi teknik ve hukuki kavramların arkasına sığınarak, geçmişe dönük kararları kurcalayarak koca bir çınarı bölme, parçalama ve zayıflatma çabaları ayan beyan ortadadır. ​Bu taktik yeni değildir. Siyaset tarihinin en eski, en yıpratıcı ve en gayriahlaki stratejisidir: Böl, parçala ve yut! ​Eğer rakibinizi er meydanında yenemiyorsanız: Kıyafetine çamur atarsınız. ​Halkın teveccühünü engelleyemiyorsanız: Masabaşı oyunlarıyla, yargı koridorlarında üretilen formüllerle önünü kesmeye çalışırsınız. ​Bileğiniz yetmiyorsa: Rakibinizin ayağına çelme takacak hukuki kılıflar uydurursunuz. ​Ancak unutulan büyük bir gerçek var: Siyaset hukuki kelime oyunlarıyla değil, milletin vicdanıyla şekillenir. ​Siyasete Ahlak, Meydana Mertlik Şart ​Bir siyasi partiyi içeriden bölmeye çalışmak, hukuki kararları birer siyasi silah gibi kullanmak sadece o partiye değil, bu ülkenin demokrasi kültürüne vurulan en büyük darbedir. Gücü yetenin değil, hilesi çok olanın kazandığı bir sistem, toplumsal güveni kökünden sarsar. ​Cazgırın manisinde dediği gibi; "Yıktım diye sevinme." Çünkü masabaşında, entrikayla, Ali Cengiz oyunlarıyla kazanılan hiçbir zafer kalıcı olmamıştır ve toplumun vicdanında "yiğitlik" olarak tescillenmemiştir. ​Siyasetçilere tavsiyemiz şudur: Hukuk kılıflarını, mutlak butlan hesaplarını, bölme senaryolarını bir kenara bırakın. Eğer bu ülkeyi yönetmeye, iddia sahibi olmaya niyetiniz varsa, çıkın halkın karşısına, yani siyasetin er meydanına; gücü yeten, projesi olan, halkın gönlünü kazanan galip gelsin. ​Çünkü bu necip millet, hileyle kazananı değil, mertçe dövüşeni her zaman baş tacı etmiştir.
Ekleme Tarihi: 01 Haziran 2026 -Pazartesi
Hüdayim GÜLER - Dostça

SİYASET MEYDANI MI, ER MEYDANI MI...!

​Türk kültürünün en asil geleneklerinden biridir yağlı güreşler. Davullar vurur, pehlivanlar meydana çıkar ve cazgırın o gür sesi yükselir: ​"İki yiğit çıktı meydane, ikisi de birbirinden merdane... Alta geldim diye yerinme, üste çıktım diye sevinme. Alta gelirsen yat, üste çıkarsan bat! Yıkıldım diye yerinme, yıktım diye sevinme; yiğitlik bundadır, gücü yeten yensin!" ​Bu maninin özü nettir: Adalet, mertlik ve bilek gücü. Er meydanında hileye, arkadan dolanmaya yer yoktur. Gücü olan, terini akıtan, hakkıyla kazanır; kaybeden de kazananın elini öper. Ata sporumuz bize yenilmenin de yenmenin de bir ahlakı olduğunu öğretir. ​Peki, kafamızı er meydanından çevirip bugünün siyaset meydanına baktığımızda ne görüyoruz? ​Ne yazık ki koca bir hiç. Siyaset, bugün cazgırın övdüğü o mertlikten fersah fersah uzaklaşmış durumda. Hak edenin, halkın desteğini alanın, projeleriyle ve gücüyle bilek güreştirdiği bir alan olmaktan çıktı; neyin, nasıl, hangi hukuki kılıfla alt edileceğinin hesaplandığı bir "Ali Cengiz oyunu" sahnesine dönüştü. ​"Mutlak Butlan" Kılıfı ve Böl-Parçala-Yut Siyaseti ​Bunun en sıcak ve çarpıcı örneğini, ana muhalefet partisi CHP üzerinde oynanmak istenen oyunlarda görüyoruz. Siyasi rekabeti sandıkta, halkın huzurunda vermekten kaçınanlar, çareyi hukukun arkasından dolanmakta buluyor. "Mutlak butlan" gibi teknik ve hukuki kavramların arkasına sığınarak, geçmişe dönük kararları kurcalayarak koca bir çınarı bölme, parçalama ve zayıflatma çabaları ayan beyan ortadadır. ​Bu taktik yeni değildir. Siyaset tarihinin en eski, en yıpratıcı ve en gayriahlaki stratejisidir: Böl, parçala ve yut! ​Eğer rakibinizi er meydanında yenemiyorsanız: Kıyafetine çamur atarsınız. ​Halkın teveccühünü engelleyemiyorsanız: Masabaşı oyunlarıyla, yargı koridorlarında üretilen formüllerle önünü kesmeye çalışırsınız. ​Bileğiniz yetmiyorsa: Rakibinizin ayağına çelme takacak hukuki kılıflar uydurursunuz. ​Ancak unutulan büyük bir gerçek var: Siyaset hukuki kelime oyunlarıyla değil, milletin vicdanıyla şekillenir. ​Siyasete Ahlak, Meydana Mertlik Şart ​Bir siyasi partiyi içeriden bölmeye çalışmak, hukuki kararları birer siyasi silah gibi kullanmak sadece o partiye değil, bu ülkenin demokrasi kültürüne vurulan en büyük darbedir. Gücü yetenin değil, hilesi çok olanın kazandığı bir sistem, toplumsal güveni kökünden sarsar. ​Cazgırın manisinde dediği gibi; "Yıktım diye sevinme." Çünkü masabaşında, entrikayla, Ali Cengiz oyunlarıyla kazanılan hiçbir zafer kalıcı olmamıştır ve toplumun vicdanında "yiğitlik" olarak tescillenmemiştir. ​Siyasetçilere tavsiyemiz şudur: Hukuk kılıflarını, mutlak butlan hesaplarını, bölme senaryolarını bir kenara bırakın. Eğer bu ülkeyi yönetmeye, iddia sahibi olmaya niyetiniz varsa, çıkın halkın karşısına, yani siyasetin er meydanına; gücü yeten, projesi olan, halkın gönlünü kazanan galip gelsin. ​Çünkü bu necip millet, hileyle kazananı değil, mertçe dövüşeni her zaman baş tacı etmiştir.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve dorukmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat