Anasayfa
Yazarlar
Hüdayim GÜLER - Dostça
Yazı Detayı
Bu yazı 244 kez okundu.
BAŞKA KÜTAHYA YOKK....!!!
İzmir’de düzenlenen Kütahyalılar Birlik ve Beraberlik Gecesi’nde yaşananlar, maalesef "Biz hiç değişmeyeceğiz" algısının net bir tezahürü oldu.
İyi niyetle, hasret gidermek ve kenetlenmek amacıyla düzenlenen bir dayanışma gecesini kaosa, amacının tam aksine bir ayrışma şovuna çevirmeyi ne güzel başarmışız valla! Helal olsun, ayakta alkışlamak lazım...
Siz hiç duymadınız mı, bilmez misiniz o güzel atalar sözünü? Ne demiş eskiler: "Kol kırılır, yen içinde kalır." Siz ne yaptınız? İzmir’in orta yerinde birbirinize girdiniz. Birbirinizi suçlamak, eski defterleri açmak için tam da bu anı mı beklediniz? Oraya toplanmanızın asıl amacı neydi, siz neye alet oldunuz?
İzmir’de kurulan ve adını şehrimizden alan sivil toplum kuruluşumuz; her yıl dayanışma, tanışma ve görüş alışverişi için bu özel geceyi tertip ediyor. Kütahya’dan başta Sayın Valimiz olmak üzere atanmışlar, seçilmiş milletvekillerimiz, belediye başkanımız ve İzmir’in ileri gelenleri bir araya gelsin, dosta düşmana "Kütahya tek yürek" mesajı verilsin isteniyor. Ama biz ne izliyoruz? Seçilmişlerin, "İki senedir sen ne yaptın, ben ne yaptım?" diyerek birbirini suçlamasını...
İşte bu manzara; "Biz buyuz, böyleyiz; onun içindir ki komşu illerin hepsi kalkınırken biz bir türlü kabuğumuzu kıramadık" mazeretiyle yıllardır nasıl avutulduğumuzun en açık fotoğrafıdır. Seçilmişlerin birbirini "İki yıldır bir çivi bile çakmadın" diye itham etmesi, bu acı gerçekle bizi bir kez daha yüzleştirdi.
Şöyle bir bakalım hele, sahiden iki yıldır kim ne yapmış ya da ne yapmamış?
Sayın Belediye Başkanı seçildiği günden beri gözle görülür ne var? Kent lokantaları, emekli kahvehaneleri... Bunları da hizmetten sayarsak, hadi sayalım; peki başka dişe dokunur bir proje var mı? YOK!
Şehrin ana arterlerindeki trafik keşmekeşine bir çözüm bulabildiniz mi? "Çarşamba ve cumartesi pazarlarının yerlerini değiştireceğim" diye bir fikir attınız ortaya, yapabildiniz mi? Geçmiş yılların o cıvıl cıvıl panayırını, şimdinin Kütahya Fuarı'nı geliştirmeyi bıraktık, mevcut halini bile defterden sildiniz. Kütahya’nın tanıtımı için zaman zaman dile getirilen; fuar alanından başlayıp Ulu Camii’ye, oradan da Hisar’a uzanacak o teleferik hattını yapabildiniz mi? Hele ki Kütahya’ya çağ atlatacak, şehrin tam göbeğinden geçen DSİ sulama kanalını raylı toplu taşımaya (metro/tramvay) dönüştürme projesini dilinize bile dolamadınız. Koskoca iki yılda, küçük tadilatları ve ufak dokunuşları devasa hizmetlermiş gibi bu millete yutturdunuz.
Gelelim Belediye Başkanı’nın iki yılını sorgulayan tarafa... Peki, siz ne yaptınız Sayın Vekilim? Allah rızası için, gözle görülür, "Şunu da biz bitirdik" diyebileceğiniz bir eseriniz var mı? YOK!
Afyon girişi çevre yolunun OSB kavşağı başta olmak üzere; Sağlık Üniversitesi kavşağı, Tren Garı kavşağı, Otogar çıkışı ve Tavşanlı yolu sanayi kavşaklarında yapılması elzem olan alt geçitler için ne yaptınız? Nasıl bir çalışma yürüttünüz? Bu kavşakların alt geçitlerle tahkim edilmesinin Kütahya trafiğini ne kadar rahatlatacağını kamuoyuna bir sorun lütfen.
Kütahya Şehir Hastanesi’nin ilk planlanan yeri olan Afyon yolu istikametindeki eski cephanelik bölgesine yapılması gerekirken, gidip mevcut DPÜ Araştırma Hastanesi’nin ta dip kısmına sıkıştırılmasına sözünüz yetmedi, engel olamadınız. Şehir trafiğinin içinden çıkılmaz bir hal almasına zemin hazırladınız. İnşallah şimdilerde gündemde olan yeni hastane için de benzer bir yer seçimi hatası yapılmaz.
Bir termal ve kaplıca memleketi olan şehrimizin Ilıca ve Yoncalı kaplıcaları için, bu işin küresel turizmini yapan ulusal veya uluslararası şirketlerle hiç irtibata geçtiniz mi? Yatırım çekmek için bir girişimde bulundunuz mu? Tabii ki hayır...
Bu memleketin evlatları olarak söyleyecek o kadar çok sözümüz var ki... Bunlar sadece sayabildiklerimiz. Artık birinizin "Para yok", diğerinizin "Elimiz kısa, gücümüz yetmiyor" demesinden yorulduk. Yine bir atasözümüz der ya: "Tencere dibin kara, seninki benden kara..." Kimse kimseye parmak sallamasın lütfen. İmkan yaratmak, çare bulmak, vizyoner projeler üretmek sizlerin görevidir. Siz bu makamlara talip oldunuz, biz de size güvenip seçtik. Bırakın artık mazeret üretmeyi, birbirinizi karalamayı. Tek istediğimiz; özünüze dönün ve görevinizi yapın!
Bizler, bu memleketin insanı olarak burada yaşıyorsak; bir Eskişehir’i, bir Afyon’u, hatta düne kadar bizim ilçemiz olan Uşak’ın sosyal ve ekonomik olarak şahlanışını gıptayla seyretmeye mahkum değiliz!
Üzülerek söylüyorum ki, atama ile şehrimizde görev yapan başta Sayın Valimiz Musa Işın ve diğer bürokratlarımız kadar, bu memleketin kalkınması için çaba harcayamadınız.
Sözün özü:
Olmadık yer ve zamanlarda birbirimizi aşağı çekmek yerine, gelin birlik olalım. Başta Sayın Valimiz olmak üzere, tüm seçilmişlerimiz, yöneticilerimiz ve fikir sahipleri... Bizler basın olarak, kamuoyu ile yönetenler arasında köprü olmaya, elimizden gelen her türlü fikri ve desteği sunmaya hazırız. Bir işaretinize bakar; seve seve, koşarak geliriz.
Çünkü bizler burada doğduk, burada yaşıyoruz; nasipse son nefesimizi de bu topraklarda vereceğiz. O yüzden gelin, "Birlikten kuvvet doğar" diyelim ve Kütahya için elimizi taşın altına koyalım.
Unutmayın; BAŞKA KÜTAHYA YOK!
Ekleme
Tarihi: 09 Haziran 2026 -Salı
BAŞKA KÜTAHYA YOKK....!!!
İzmir’de düzenlenen Kütahyalılar Birlik ve Beraberlik Gecesi’nde yaşananlar, maalesef "Biz hiç değişmeyeceğiz" algısının net bir tezahürü oldu.
İyi niyetle, hasret gidermek ve kenetlenmek amacıyla düzenlenen bir dayanışma gecesini kaosa, amacının tam aksine bir ayrışma şovuna çevirmeyi ne güzel başarmışız valla! Helal olsun, ayakta alkışlamak lazım...
Siz hiç duymadınız mı, bilmez misiniz o güzel atalar sözünü? Ne demiş eskiler: "Kol kırılır, yen içinde kalır." Siz ne yaptınız? İzmir’in orta yerinde birbirinize girdiniz. Birbirinizi suçlamak, eski defterleri açmak için tam da bu anı mı beklediniz? Oraya toplanmanızın asıl amacı neydi, siz neye alet oldunuz?
İzmir’de kurulan ve adını şehrimizden alan sivil toplum kuruluşumuz; her yıl dayanışma, tanışma ve görüş alışverişi için bu özel geceyi tertip ediyor. Kütahya’dan başta Sayın Valimiz olmak üzere atanmışlar, seçilmiş milletvekillerimiz, belediye başkanımız ve İzmir’in ileri gelenleri bir araya gelsin, dosta düşmana "Kütahya tek yürek" mesajı verilsin isteniyor. Ama biz ne izliyoruz? Seçilmişlerin, "İki senedir sen ne yaptın, ben ne yaptım?" diyerek birbirini suçlamasını...
İşte bu manzara; "Biz buyuz, böyleyiz; onun içindir ki komşu illerin hepsi kalkınırken biz bir türlü kabuğumuzu kıramadık" mazeretiyle yıllardır nasıl avutulduğumuzun en açık fotoğrafıdır. Seçilmişlerin birbirini "İki yıldır bir çivi bile çakmadın" diye itham etmesi, bu acı gerçekle bizi bir kez daha yüzleştirdi.
Şöyle bir bakalım hele, sahiden iki yıldır kim ne yapmış ya da ne yapmamış?
Sayın Belediye Başkanı seçildiği günden beri gözle görülür ne var? Kent lokantaları, emekli kahvehaneleri... Bunları da hizmetten sayarsak, hadi sayalım; peki başka dişe dokunur bir proje var mı? YOK!
Şehrin ana arterlerindeki trafik keşmekeşine bir çözüm bulabildiniz mi? "Çarşamba ve cumartesi pazarlarının yerlerini değiştireceğim" diye bir fikir attınız ortaya, yapabildiniz mi? Geçmiş yılların o cıvıl cıvıl panayırını, şimdinin Kütahya Fuarı'nı geliştirmeyi bıraktık, mevcut halini bile defterden sildiniz. Kütahya’nın tanıtımı için zaman zaman dile getirilen; fuar alanından başlayıp Ulu Camii’ye, oradan da Hisar’a uzanacak o teleferik hattını yapabildiniz mi? Hele ki Kütahya’ya çağ atlatacak, şehrin tam göbeğinden geçen DSİ sulama kanalını raylı toplu taşımaya (metro/tramvay) dönüştürme projesini dilinize bile dolamadınız. Koskoca iki yılda, küçük tadilatları ve ufak dokunuşları devasa hizmetlermiş gibi bu millete yutturdunuz.
Gelelim Belediye Başkanı’nın iki yılını sorgulayan tarafa... Peki, siz ne yaptınız Sayın Vekilim? Allah rızası için, gözle görülür, "Şunu da biz bitirdik" diyebileceğiniz bir eseriniz var mı? YOK!
Afyon girişi çevre yolunun OSB kavşağı başta olmak üzere; Sağlık Üniversitesi kavşağı, Tren Garı kavşağı, Otogar çıkışı ve Tavşanlı yolu sanayi kavşaklarında yapılması elzem olan alt geçitler için ne yaptınız? Nasıl bir çalışma yürüttünüz? Bu kavşakların alt geçitlerle tahkim edilmesinin Kütahya trafiğini ne kadar rahatlatacağını kamuoyuna bir sorun lütfen.
Kütahya Şehir Hastanesi’nin ilk planlanan yeri olan Afyon yolu istikametindeki eski cephanelik bölgesine yapılması gerekirken, gidip mevcut DPÜ Araştırma Hastanesi’nin ta dip kısmına sıkıştırılmasına sözünüz yetmedi, engel olamadınız. Şehir trafiğinin içinden çıkılmaz bir hal almasına zemin hazırladınız. İnşallah şimdilerde gündemde olan yeni hastane için de benzer bir yer seçimi hatası yapılmaz.
Bir termal ve kaplıca memleketi olan şehrimizin Ilıca ve Yoncalı kaplıcaları için, bu işin küresel turizmini yapan ulusal veya uluslararası şirketlerle hiç irtibata geçtiniz mi? Yatırım çekmek için bir girişimde bulundunuz mu? Tabii ki hayır...
Bu memleketin evlatları olarak söyleyecek o kadar çok sözümüz var ki... Bunlar sadece sayabildiklerimiz. Artık birinizin "Para yok", diğerinizin "Elimiz kısa, gücümüz yetmiyor" demesinden yorulduk. Yine bir atasözümüz der ya: "Tencere dibin kara, seninki benden kara..." Kimse kimseye parmak sallamasın lütfen. İmkan yaratmak, çare bulmak, vizyoner projeler üretmek sizlerin görevidir. Siz bu makamlara talip oldunuz, biz de size güvenip seçtik. Bırakın artık mazeret üretmeyi, birbirinizi karalamayı. Tek istediğimiz; özünüze dönün ve görevinizi yapın!
Bizler, bu memleketin insanı olarak burada yaşıyorsak; bir Eskişehir’i, bir Afyon’u, hatta düne kadar bizim ilçemiz olan Uşak’ın sosyal ve ekonomik olarak şahlanışını gıptayla seyretmeye mahkum değiliz!
Üzülerek söylüyorum ki, atama ile şehrimizde görev yapan başta Sayın Valimiz Musa Işın ve diğer bürokratlarımız kadar, bu memleketin kalkınması için çaba harcayamadınız.
Sözün özü:
Olmadık yer ve zamanlarda birbirimizi aşağı çekmek yerine, gelin birlik olalım. Başta Sayın Valimiz olmak üzere, tüm seçilmişlerimiz, yöneticilerimiz ve fikir sahipleri... Bizler basın olarak, kamuoyu ile yönetenler arasında köprü olmaya, elimizden gelen her türlü fikri ve desteği sunmaya hazırız. Bir işaretinize bakar; seve seve, koşarak geliriz.
Çünkü bizler burada doğduk, burada yaşıyoruz; nasipse son nefesimizi de bu topraklarda vereceğiz. O yüzden gelin, "Birlikten kuvvet doğar" diyelim ve Kütahya için elimizi taşın altına koyalım.
Unutmayın; BAŞKA KÜTAHYA YOK!
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.