Kanuni Sultan Süleyman, saray entrikacılarının oyununa gelir ve oğlu Mustafa’yı boğdurur. Babanın oğlunu boğdurmasında kullanılan malzeme nedir? İktidarını kaybetme, iktidarının elinden alınması korkusudur. Bu korku Koca Süleyman’ı evlat katili yapmıştır.
Sultan Süleyman’ın babası Yavuz Sultan Selim, kendi babası olan II. Bayezid’e darbe yapıp tahtı elinden almış. Süleyman’a da Şehzade Mustafa’nın aynısını yapacağı kuşkusu işlenmiş ve Mustafa’nın katline ferman buyurmuştur.
Mustafa yiğittir, güçlüdür. Yedi cellada teslim olmamıştır. Ancak pehlivan olan Zal Mahmut dizlerine vurarak yıkılmasını sağlamış ve yedi kişi üzerine çullanıp boğmuşlardır. Koca Süleyman devlet için oğlunun katline ferman buyururken evlat için oturup ağlamış.
Sultan’ın üzgün hâlini gören Hürrem’in entrika ortağı damat Rüstem Paşa, koca padişahı teselli etmek için konuşmaya başlar. Süleyman başını kaldırır, Rüstem’e hüzün dolu gözlerle bakar ve: “Konuş Rüstem, konuş! Ne devlet senin, ne evlat senin.” der.
Devletin başı, devlet ile evlat arasında tercihe zorlanacak bir oyuna getirilmiştir. Oyun kurucular, Zal Mahmut’u ödüllendirmiş; vezir olmuştur. Aynı zamanda zenginleşmiştir.
Bir gün Zal Mahmut cami yaptırmak için padişahtan izin ister. Öyle ya, cami yaptırıp günahın bedelini ödeyeceğini düşünmek bu coğrafyada kadim bir yol olmuştur. Azap çeken vicdanı rahatlatmak ümidi olmuştur. Günümüzde bile hâlen haram kazançla cami yaptırma eğilimine rastlanmaktadır.
Sultan Süleyman izin verir: “Zal Mahmut, cami yaptırasın; yaptırasın da içine cemaat bulamayasın.” der.
Eyüp’te bir cami yaptırır Zal Mahmut. Cami hâlen ayakta durmaktadır. Ancak o gün, bu gündür caminin hiçbir zaman içi dolu cemaati olmadığı rivayet olunur.
İktidar ve güç insanın nefsini öylesine şımartır ki en kudretli olduğu anda evlat katili bile yaptırabilir. Onun için gücün sınırlandırılması ve kontrolü şarttır.
Osmanlı’da cuma namazı çıkışı padişaha “Böbürlenme Sultanım, senden büyük Allah var!” diye haykırması için ücretli bir kadro bile oluşturulmuştur. Bu kişileri cezalandırmak bir yana, ücret verilmiştir. Bugün artık cami avlusunda bağırma ödüllendirilmez. Ancak “devlet ile evlat” arasında tercih zorunda kalmamak için çare olarak hukuk kuralları konulmuştur.