Üzülerek belirtmek gerekir ki insanlığın kalitesinin ve öneminin dibe vurduğu bir dönemi yaşıyoruz. İnsan eşyayı kendisinden değerli görünce, başka şeylere amaç edinerek çok fazla önemli addedince kendi kalitesinin azalmasına neden olmaktadır.
İnsan eşya ile olan imtihanını kaybetmek üzeredir. Eşyanın araç olmaktan çıkarılıp amaç haline dönüşmesi günümüzün en temel sorunlarındandır. Birilerinin; insana dünyanın kıymetli canlısı olduğunu hatırlatması gerekiyor. Birilerinin; insana Kutsal Kitabımızda belirtildiği üzere yaratılanların en şereflisi olarak yaratıldığının bildirildiğini anlatmalı. Yine birilerinin yaratılışta verilen bu şerefin çok iyi korunması gerektiği, korumanın da iyi insan olarak yaşamakla olacağını beynine kazımalı.
Değerli dostlar unutmayalım ki:
İnsan, insanlığın hem başı, hem sonudur.
İnsan, insanın hem baş belâsı, hem velinimetidir.
İnsan, dünyanın hem yıkanı, yakanı, hem onaranı, yapanıdır.
İnsan, hikâyenin hem yazanı, hem kahramanıdır.
İnsan, insanlığın hem cini, hem meleği, hem şeytanıdır.
İnsan, çeşitli bahanelerle, vicdansızlığıyla, iyi niyetiyle dünyayı cennet edeni, hem de cehennem çevirenidir.
Evet, insanın sahip olduğu o kadar olumlu-olumsuz, doğru-yanlış, eksik-fazla özellikleri var ve çok ki, herkes bunun için kendince bir takım hikâyeler üretebiliyor. Bu özelliklerden olumlu olanlarını öne çıkarmak, bu olumlu yönler ile yaşanmasının sağlanması hem madden hem de manen en doğru yol olacaktır. İnsanlığın huzur için, toplumların mutluluğu için en elzem araç insanca yaşamak olacaktır.
Dünyanın sahibi olduğunu, hâkimi olduğunu düşünen elin beş parmağını geçmeyen bazı ülkeler ve bu ülkelerin çılgın yöneticileri sözde, baharlar, özgürlükler, demokrasi bahaneleri, insan hakkı paravanları palavraları, güya toplumsal hassasiyetlerle, çeşitli ülkeler ve toplumları karıştırarak, en ağır cezalar ve yaptırımlarla karşıya bırakıyorlar. Sömürü politikaları, hükmetme egoları, kukla yönetimler oluşturma emelleri uğruna her şeyi mubah görüyorlar, insanlık dışı uygulamalar içine giriyorlar. Bu kalitesiz insanlar dünyanın önemli bir bölümünü yaşanılamaz hale getiriliyorlar.
Peki tüm bu vahşete seyirci kalanlara, hatta zımnen destek verenlere ne demeli? Hasta haneleri, okulları, ibadet haneleri, mülteci çadırlarına bombalar yağdıran, hasta, kadın ve çocukların hunharca öldürülmesine tepki vermeyen yöneticilerin insanlığından, insani duygularının olduğundan şüphe duyulmalı.
İnsanlığın bu kötü durumdan kurtuluşunun tek yolu iyi insanların sayısının çok arttırılmasıdır. Dünyamız üzerindeki savaş, terör, kaos kara bulutlarının ancak iyi insanların yönetimleri ile dağıtılabilir. Sözün özü her işin başı insan, her iyi işin tek müsebbibi iyi insandır. İyi insanların sayılarının çok artması dileği ile iyi haftalar…..