Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi: Bir Başarı Hikayesi

Eğitim 09.01.2023 - 22:53, Güncelleme: 13.11.2023 - 06:33 4854+ kez okundu.
 

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi: Bir Başarı Hikayesi

Şehrimizin ve ülkemizin parlayan yıldızı sağlık temalı az ve değerli bölümlerin yer aldığı bilimsel araştırmalara kıymet verip pandemi de dahil olmak üzere 2 yılda 39. Sıra bilim değerini yükselten, 4 sene içerisinde ilk 50’ye girmeyi hedefleyen; akademik
Şehrimizin ve ülkemizin parlayan yıldızı sağlık temalı az ve değerli bölümlerin yer aldığı bilimsel araştırmalara kıymet verip pandemi de dahil olmak üzere 2 yılda 39. Sıra bilim değerini yükselten, 4 sene içerisinde ilk 50’ye girmeyi hedefleyen; akademik kadrosu güçlenen; yüzde 70’i üniversite personeli olan hastanede yapılamayan tedavileri yapar hale gelip, sevk alır hale gelen; sağlık turizm belgeli merkezde üretim ve ihracat yapılması hedeflenen öğrenci dostu Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu’yu DORUK Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatma Çakır ve Kurucu Ahmet Arabacı ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı.   “Üniversitemize Sağlık Alanında Tematik Misyon Yüklenmiştir” Özel Üniversite havasında huzur içinde hedeflerin gerçekleşebileceği Sağlık Kampüsü olduğunu belirten KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu: “Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksek takdir ve tensipleri ile 2018 yılında ilimizin ikinci devlet Üniversitesi olarak kuruldu. Üniversitemizin iki nedenden dolayı ilimiz için bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. Ege bölgesine bir bakalım; Manisa, Aydın, Muğla, Uşak, Denizli gibi illerin bir Üniversitesinin olduğu göz önüne alındığında ilimiz için 2. Devlet Üniversitesi’nin bir ayrıcalık olduğunu göreceğiz. Diğer taraftan Üniversitemize sağlık alanında tematik misyon yüklenmiş olması da çok önemli. Bu sayede sunduğumuz 3. Basamak sağlık hizmeti ile de şehrimize büyük katkı sağlıyoruz. O dönemde milletvekili olarak yasal kuruluş süreçleri içerisinde yer aldığım Üniversitemizde kurucu rektör olarak görev yapmış olmak şahsım açısından da ayrıca gurur ve mutluluk verici.     “Belirsizlikler İçerisinde Üniversiteydik” Üniversitemiz ilk kuruluşunda aktif olarak bir Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 3 Fakülte, 2 Meslek Yüksekokulu vardı. Bu okullarımızın Dumlupınar Üniversitesi olarak bir geçmişi olmakla birlikte biz her şeyi yeni baştan ele almak zorunda kaldık. Bir kampüs içerisinde iç içe geçmiş iki Üniversite, bütçesi olmayan, hiçbir daire başkanlığı oluşmamış, akademik personel çok yetersiz, Üniversitenin can damarı olan araştırma merkezleri, laboratuarlarının tamamı Dumlupınar Üniversitesi’nde kalmış, kendine ait spor, sosyal yaşam alanları olmayan, öğrencisine personeline kendi yemek çıkaramayan, hiçbir motorlu taşıta ya da bina bakımı için gerekli teçhizata sahip olmayan, belirsizlikler içerisinde bir Üniversiteydik.   “Dört Elle İşimize Sarıldık” Göreve ilk başladığımda hızlıca elimizdeki olanaklar, sorunlar gibi konularda hızlı bir durum tespiti yaparak atacağımız adımları belirledik. Hayırlı olsun – tebrik ziyareti taleplerini geri çevirerek dört elle işimize sarıldık. Fiziksel gelişim planımızda yeni kampüsümüzün yeri belirlendi. Simav ve Tavşanlı ilçelerimizde yeni okul binalarımızı oluşturduk, Gediz ilçemizde de DPÜ’den 50 dönüm arazi yeni okul binası yapılmak üzere Üniversitemize devir edildi. Toplamda 1 milyon m2 tapulu-tahsisli arazimiz oldu.   “Üniversitemizin Akademisyeni Olmak İçin Rekabet Oluşmakta” Acilen insan kaynaklarını geliştirmemiz ve nitelikli bir kadro oluşturmamız gerekiyordu. İhtiyacımız olan akademik kadro için öncelikle kendi “network”ümüzü kullandık, ayrıca ülke genelinde de bir arama çalışması yaparak çok hızlı bir şekilde ihtiyaçlarımızı büyük ölçüde giderdik. Başlangıçta toplam 236 akademisyenimiz vardı, bugün bu sayı 600’e ulaştı. 11 Profesör, 11 doçentimiz vardı, şimdi hem profesör hem doçent sayımız 40 oldu. İlk başlangıçta Üniversitemizde görev alacak akademisyen bulmakta zorlanırken bugün Üniversitemiz akademisyeni olmak için bir rekabet oluştuğunu söyleyebilirim. Yine idari personel sayımız da 155’ten 380’lere yükseldi.   “Ülkemizde Az ve Değerli Bölümleri Açtık” Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi aktif hale getirildi, öğrenci almaya başladık. Eğitim verdiğimiz toplam program sayısı 13’ten 39’a yükseldi. Mevcut tüm bölümlerimizin kalitesini artırırken Adli Bilimler, Ergoterapi, Konuşma ve Dil Bozuklukları, Sterilizasyon, Dezenfeksiyon ve Antisepsi gibi ülkemizde çok az ve değerli olan bölümleri de açtık. Her sene yüzde yüzün üzerinde yerleşme oranlarına ulaştık ve öğrenci sayımız 2700’den 5600’e çıktı. Önümüzdeki senelerde bu sayılar daha da artacak. Bugün geldiğimiz noktada çağdaş bir Üniversite yapısında olması gereken tüm idari birimler, kurullar ve birimler oluşturulmuş, başta bilişim sistem odası olmak üzere kendi altyapısını oluşturmuş, kendi ayakları üzerinde duran hatta ülkemizin saygın Üniversiteleri arasına doğru yükselen bir Üniversitemiz var.  “Bilim Değerimiz Hızla Yükseliyor” Tüm bu gelişme ve büyümelerin sonuçları da ortaya çıkmaya başladı. Üniversitemizin temel misyonunu bilim ve araştırma, eğitim ve toplumsal katkı şeklinde özetleyebilirim. Genç, heyecanlı ve kapasiteli yeni akademik kadrolarımızın önünü açtık. Yüksek teknolojili merkezi bir araştırma laboratuarı kurduk, genç ve yetenekli bir araştırıcı grubunu burada görevlendirdik. Bilimsel çalışmaları destekledik, sonuçta ortalama bilim değerimiz hızla yükseldi. 2020 senesinde Türkiye’de 189. sırada iken 2021 ve 2022 senelerinde sırasıyla 164., ve 150. sıraya yükseldik. Oluşan alt yapımız ve bu ivmelenme ile gelecek 4 sene içerisinde ilk 50 Üniversite arasına girebileceğimizi düşünüyorum.   “Öğrenci Dostu Üniversiteyiz” Eğitim açısından da giderek tanınan ve tercih edilen bir Üniversite olmaya başladık. Bunu şuradan da görmemiz mümkün, her sene diğer Üniversitelerden yatay geçiş ile bize geçmek isteyen yaklaşık 1500 öğrenci oluyor ve bu taleplerin çoğunluğu büyük şehirlerden geliyor. Öğrenci dostu Üniversite olarak tanınıyoruz, yeni kampüsümüz şekillendikçe ve olanaklar arttıkça daha da çok tercih edileceğimize inanıyorum.   “Yapılmayan Tedavileri Yapıyor, Sevk Alır Hale Geldik” Sunduğumuz sağlık hizmetlerinin kapsamı ve kalitesinin artmış olması ile sağlık alanında önemli gelişmeler sağladık. Şu anda Evliya Çelebi Hastanesinde doktorların yüzde 70’i Üniversite personeli. Alanında deneyimli ve bilgili hocalarımızın yanı sıra oluşan genç ekibimiz bilim ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek bunları hastalarımıza uyguluyorlar. Şu anda hastanemizde çok nitelikli tedaviler uygulanıyor. Daha 3-4 sene öncesine kadar çevre illerde ki hastanelere tarifeli hasta nakilleri için otobüs seferleri düzenlenirken şu anda biz sevk alır duruma geldik. İnme merkezi, girişimsel radyoloji, onkolojik cerrahi, radyoterapi, medikal onkoloji ve fizik tedavi rehabilitasyon başta olmak üzere diğer illerde yapılmayan bazı tedavileri yapar durumdayız.   “Sağlık Turizm Belgeli Merkezimizle Üretim ve İhracat Yapmayı Hedefledik” 2020 başında şehir merkezinde, 71 diş tedavi üniteli, gelişmiş görüntüleme ve tanı cihazlarının olduğu, dijital diş hekimliğinin uygulandığı modern bir Ağız Diş Sağlığı Merkezi açtık. Burada diş implantından çene cerrahisine, endodontik tedaviden çocuk hastalara ileri diş hekimliği uygulamaları yapılıyor. İlimizde acil gelen çene kırığı olan hastalar da Çene Cerrahlarımız tarafından Evliya Çelebi Hastanesinde ameliyat ediliyorlar. Eskiden hal binası olarak kullanılan bu binayı yeni yönetmeliğe göre ülkemizde ilk ruhsat alan bir sağlık tesisi haline döndürmeyi başardık.  Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmelerde yüksek kalite puanı alarak Sağlık Turizmi belgesi almaya hak kazandık. Böylece yurtdışından gelen hastalara hizmet vermeyi düşünüyoruz. Dahası, birkaç haftalık tedavi sürecinde termal tesislerde konaklatıp bu alanda ki turizm potansiyelini canlandırmak diğer bir hedefimiz. Bunun için hızımızı artırmamız gerekiyordu. Yaptığımız bir proje ile Kalkınma Ajansı destekli dijital tasarım ve protez üretim merkezimizi de kuruyoruz. Böylece hastalarının metal alt yapısı, porselen kaplama ve zirkonyum protezlerini kendi merkezimizde yapma imkanına kavuşacağız. Diğer illerde ki merkezlere de hizmet vereceğimiz gibi yurtdışına da üretim ve ihracat yapmayı hedefledik.  Bu merkez ile Sağlık Üniversitemiz ilimize önemli bir diş sağlık hizmeti sunuyor, pek çok hastayı il dışında maddi manevi sıkıntı çekmekten kurtarmış oluyoruz.   “Kamu Binası Şehre Kazandırıldı” Birkaç ay önce rektörlük birimlerimizi şehir merkezinde, eskiden Kütahya Belediyesi hizmet binası olan yere taşıdık. Büyük kampüste eğitim binasında yer sorunu olduğu için bu taşınma zorunlu idi. Öncesinde binada kapsamlı bir restorasyon yaptık. Esasen kullanılmadığı için giderek sorun haline dönüşen bir kamu binası böylece yeniden şehrimize kazandırılmış oldu, bölgeye de bir canlılık verdi. Binanın ilk iki katında ise hem öğrencilerimiz için uygulamalı staj hem de vatandaşlarımıza hizmet birimleri var. İlk katta bulunan Engelsiz Yaşam Merkezi, her türlü engeli olan vatandaşlarımızın sosyal ve mesleki yaşama katılımları için kazanmaları gereken becerileri vermeyi amaçlıyor. Günlük yaşamda ihtiyaç duydukları fonksiyonları bazen yeni beceriler kazanarak, bazen çevrenin adapte edilmesi bazen de yardımcı araç gereç kullanarak yerine getirebiliyorlar, yani yaşamları kolaylaşıyor. 2. katta ise KSBÜ DİLKOM olarak isimlendirilen Dil ve Konuşma Bozuklukları Merkezini açtık. Daha önce bu terapilere ihtiyacı olanlar Eskişehir’de ki merkeze gitmek zorunda kalıyorlardı. Bu birimlerden hizmet alan vatandaşlarımız için büyük bir imkân olduğunu söylemek isterim.   “Özel Üniversite Havasında Huzur İçinde Hedeflerin Gerçekleşebileceği Sağlık Kampüsü” Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ni tanımlayın derseniz en belirgin özelliği tüm personelinin huzur ve güven içinde çalışma ortamında hedeflerini ve hayallerini gerçekleştirebileceklerine inandıkları, özel Üniversite havasında, mutlu ve gülen bir Üniversite diyebilirim. Üniversitemizde gruplaşma, ayrışma, çatışma değil dostluk ve dayanışma hakim. Üniversitemiz temel yapılanmasını oluşturmuş, gelecek 10 yılını projelendirmiş ve hızla gelişip büyümeye doğru gidiyor. Tüm projeleri tamamlanmış, fonksiyonel, estetik, yeni bir kampüs projemiz var. Kendi arazisi içinde yapılacak yeni hastane ile birlikte tam bir sağlık kampüsü olacak, şehrimize büyük değer katacak. İnanıyorum ki Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi yakın gelecekte şehrimizin marka değerlerinden biri haline gelecek” ifadelerini kullandı. – DORUK
Şehrimizin ve ülkemizin parlayan yıldızı sağlık temalı az ve değerli bölümlerin yer aldığı bilimsel araştırmalara kıymet verip pandemi de dahil olmak üzere 2 yılda 39. Sıra bilim değerini yükselten, 4 sene içerisinde ilk 50’ye girmeyi hedefleyen; akademik

Şehrimizin ve ülkemizin parlayan yıldızı sağlık temalı az ve değerli bölümlerin yer aldığı bilimsel araştırmalara kıymet verip pandemi de dahil olmak üzere 2 yılda 39. Sıra bilim değerini yükselten, 4 sene içerisinde ilk 50’ye girmeyi hedefleyen; akademik kadrosu güçlenen; yüzde 70’i üniversite personeli olan hastanede yapılamayan tedavileri yapar hale gelip, sevk alır hale gelen; sağlık turizm belgeli merkezde üretim ve ihracat yapılması hedeflenen öğrenci dostu Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu’yu DORUK Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatma Çakır ve Kurucu Ahmet Arabacı ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı.

 

“Üniversitemize Sağlık Alanında Tematik Misyon Yüklenmiştir”

Özel Üniversite havasında huzur içinde hedeflerin gerçekleşebileceği Sağlık Kampüsü olduğunu belirten KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu: “Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksek takdir ve tensipleri ile 2018 yılında ilimizin ikinci devlet Üniversitesi olarak kuruldu. Üniversitemizin iki nedenden dolayı ilimiz için bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. Ege bölgesine bir bakalım; Manisa, Aydın, Muğla, Uşak, Denizli gibi illerin bir Üniversitesinin olduğu göz önüne alındığında ilimiz için 2. Devlet Üniversitesi’nin bir ayrıcalık olduğunu göreceğiz. Diğer taraftan Üniversitemize sağlık alanında tematik misyon yüklenmiş olması da çok önemli. Bu sayede sunduğumuz 3. Basamak sağlık hizmeti ile de şehrimize büyük katkı sağlıyoruz. O dönemde milletvekili olarak yasal kuruluş süreçleri içerisinde yer aldığım Üniversitemizde kurucu rektör olarak görev yapmış olmak şahsım açısından da ayrıca gurur ve mutluluk verici.  

 

“Belirsizlikler İçerisinde Üniversiteydik”

Üniversitemiz ilk kuruluşunda aktif olarak bir Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 3 Fakülte, 2 Meslek Yüksekokulu vardı. Bu okullarımızın Dumlupınar Üniversitesi olarak bir geçmişi olmakla birlikte biz her şeyi yeni baştan ele almak zorunda kaldık. Bir kampüs içerisinde iç içe geçmiş iki Üniversite, bütçesi olmayan, hiçbir daire başkanlığı oluşmamış, akademik personel çok yetersiz, Üniversitenin can damarı olan araştırma merkezleri, laboratuarlarının tamamı Dumlupınar Üniversitesi’nde kalmış, kendine ait spor, sosyal yaşam alanları olmayan, öğrencisine personeline kendi yemek çıkaramayan, hiçbir motorlu taşıta ya da bina bakımı için gerekli teçhizata sahip olmayan, belirsizlikler içerisinde bir Üniversiteydik.

 

“Dört Elle İşimize Sarıldık”

Göreve ilk başladığımda hızlıca elimizdeki olanaklar, sorunlar gibi konularda hızlı bir durum tespiti yaparak atacağımız adımları belirledik. Hayırlı olsun – tebrik ziyareti taleplerini geri çevirerek dört elle işimize sarıldık. Fiziksel gelişim planımızda yeni kampüsümüzün yeri belirlendi. Simav ve Tavşanlı ilçelerimizde yeni okul binalarımızı oluşturduk, Gediz ilçemizde de DPÜ’den 50 dönüm arazi yeni okul binası yapılmak üzere Üniversitemize devir edildi. Toplamda 1 milyon m2 tapulu-tahsisli arazimiz oldu.

 

“Üniversitemizin Akademisyeni Olmak İçin Rekabet Oluşmakta”

Acilen insan kaynaklarını geliştirmemiz ve nitelikli bir kadro oluşturmamız gerekiyordu. İhtiyacımız olan akademik kadro için öncelikle kendi “network”ümüzü kullandık, ayrıca ülke genelinde de bir arama çalışması yaparak çok hızlı bir şekilde ihtiyaçlarımızı büyük ölçüde giderdik. Başlangıçta toplam 236 akademisyenimiz vardı, bugün bu sayı 600’e ulaştı. 11 Profesör, 11 doçentimiz vardı, şimdi hem profesör hem doçent sayımız 40 oldu. İlk başlangıçta Üniversitemizde görev alacak akademisyen bulmakta zorlanırken bugün Üniversitemiz akademisyeni olmak için bir rekabet oluştuğunu söyleyebilirim. Yine idari personel sayımız da 155’ten 380’lere yükseldi.

 

“Ülkemizde Az ve Değerli Bölümleri Açtık”

Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi aktif hale getirildi, öğrenci almaya başladık. Eğitim verdiğimiz toplam program sayısı 13’ten 39’a yükseldi. Mevcut tüm bölümlerimizin kalitesini artırırken Adli Bilimler, Ergoterapi, Konuşma ve Dil Bozuklukları, Sterilizasyon, Dezenfeksiyon ve Antisepsi gibi ülkemizde çok az ve değerli olan bölümleri de açtık. Her sene yüzde yüzün üzerinde yerleşme oranlarına ulaştık ve öğrenci sayımız 2700’den 5600’e çıktı. Önümüzdeki senelerde bu sayılar daha da artacak. Bugün geldiğimiz noktada çağdaş bir Üniversite yapısında olması gereken tüm idari birimler, kurullar ve birimler oluşturulmuş, başta bilişim sistem odası olmak üzere kendi altyapısını oluşturmuş, kendi ayakları üzerinde duran hatta ülkemizin saygın Üniversiteleri arasına doğru yükselen bir Üniversitemiz var. 

“Bilim Değerimiz Hızla Yükseliyor”

Tüm bu gelişme ve büyümelerin sonuçları da ortaya çıkmaya başladı. Üniversitemizin temel misyonunu bilim ve araştırma, eğitim ve toplumsal katkı şeklinde özetleyebilirim. Genç, heyecanlı ve kapasiteli yeni akademik kadrolarımızın önünü açtık. Yüksek teknolojili merkezi bir araştırma laboratuarı kurduk, genç ve yetenekli bir araştırıcı grubunu burada görevlendirdik. Bilimsel çalışmaları destekledik, sonuçta ortalama bilim değerimiz hızla yükseldi. 2020 senesinde Türkiye’de 189. sırada iken 2021 ve 2022 senelerinde sırasıyla 164., ve 150. sıraya yükseldik. Oluşan alt yapımız ve bu ivmelenme ile gelecek 4 sene içerisinde ilk 50 Üniversite arasına girebileceğimizi düşünüyorum.

 

“Öğrenci Dostu Üniversiteyiz”

Eğitim açısından da giderek tanınan ve tercih edilen bir Üniversite olmaya başladık. Bunu şuradan da görmemiz mümkün, her sene diğer Üniversitelerden yatay geçiş ile bize geçmek isteyen yaklaşık 1500 öğrenci oluyor ve bu taleplerin çoğunluğu büyük şehirlerden geliyor. Öğrenci dostu Üniversite olarak tanınıyoruz, yeni kampüsümüz şekillendikçe ve olanaklar arttıkça daha da çok tercih edileceğimize inanıyorum.

 

“Yapılmayan Tedavileri Yapıyor, Sevk Alır Hale Geldik”

Sunduğumuz sağlık hizmetlerinin kapsamı ve kalitesinin artmış olması ile sağlık alanında önemli gelişmeler sağladık. Şu anda Evliya Çelebi Hastanesinde doktorların yüzde 70’i Üniversite personeli. Alanında deneyimli ve bilgili hocalarımızın yanı sıra oluşan genç ekibimiz bilim ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek bunları hastalarımıza uyguluyorlar. Şu anda hastanemizde çok nitelikli tedaviler uygulanıyor. Daha 3-4 sene öncesine kadar çevre illerde ki hastanelere tarifeli hasta nakilleri için otobüs seferleri düzenlenirken şu anda biz sevk alır duruma geldik. İnme merkezi, girişimsel radyoloji, onkolojik cerrahi, radyoterapi, medikal onkoloji ve fizik tedavi rehabilitasyon başta olmak üzere diğer illerde yapılmayan bazı tedavileri yapar durumdayız.

 

“Sağlık Turizm Belgeli Merkezimizle Üretim ve İhracat Yapmayı Hedefledik”

2020 başında şehir merkezinde, 71 diş tedavi üniteli, gelişmiş görüntüleme ve tanı cihazlarının olduğu, dijital diş hekimliğinin uygulandığı modern bir Ağız Diş Sağlığı Merkezi açtık. Burada diş implantından çene cerrahisine, endodontik tedaviden çocuk hastalara ileri diş hekimliği uygulamaları yapılıyor. İlimizde acil gelen çene kırığı olan hastalar da Çene Cerrahlarımız tarafından Evliya Çelebi Hastanesinde ameliyat ediliyorlar. Eskiden hal binası olarak kullanılan bu binayı yeni yönetmeliğe göre ülkemizde ilk ruhsat alan bir sağlık tesisi haline döndürmeyi başardık.  Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmelerde yüksek kalite puanı alarak Sağlık Turizmi belgesi almaya hak kazandık. Böylece yurtdışından gelen hastalara hizmet vermeyi düşünüyoruz. Dahası, birkaç haftalık tedavi sürecinde termal tesislerde konaklatıp bu alanda ki turizm potansiyelini canlandırmak diğer bir hedefimiz. Bunun için hızımızı artırmamız gerekiyordu. Yaptığımız bir proje ile Kalkınma Ajansı destekli dijital tasarım ve protez üretim merkezimizi de kuruyoruz. Böylece hastalarının metal alt yapısı, porselen kaplama ve zirkonyum protezlerini kendi merkezimizde yapma imkanına kavuşacağız. Diğer illerde ki merkezlere de hizmet vereceğimiz gibi yurtdışına da üretim ve ihracat yapmayı hedefledik.  Bu merkez ile Sağlık Üniversitemiz ilimize önemli bir diş sağlık hizmeti sunuyor, pek çok hastayı il dışında maddi manevi sıkıntı çekmekten kurtarmış oluyoruz.

 

“Kamu Binası Şehre Kazandırıldı”

Birkaç ay önce rektörlük birimlerimizi şehir merkezinde, eskiden Kütahya Belediyesi hizmet binası olan yere taşıdık. Büyük kampüste eğitim binasında yer sorunu olduğu için bu taşınma zorunlu idi. Öncesinde binada kapsamlı bir restorasyon yaptık. Esasen kullanılmadığı için giderek sorun haline dönüşen bir kamu binası böylece yeniden şehrimize kazandırılmış oldu, bölgeye de bir canlılık verdi. Binanın ilk iki katında ise hem öğrencilerimiz için uygulamalı staj hem de vatandaşlarımıza hizmet birimleri var. İlk katta bulunan Engelsiz Yaşam Merkezi, her türlü engeli olan vatandaşlarımızın sosyal ve mesleki yaşama katılımları için kazanmaları gereken becerileri vermeyi amaçlıyor. Günlük yaşamda ihtiyaç duydukları fonksiyonları bazen yeni beceriler kazanarak, bazen çevrenin adapte edilmesi bazen de yardımcı araç gereç kullanarak yerine getirebiliyorlar, yani yaşamları kolaylaşıyor. 2. katta ise KSBÜ DİLKOM olarak isimlendirilen Dil ve Konuşma Bozuklukları Merkezini açtık. Daha önce bu terapilere ihtiyacı olanlar Eskişehir’de ki merkeze gitmek zorunda kalıyorlardı. Bu birimlerden hizmet alan vatandaşlarımız için büyük bir imkân olduğunu söylemek isterim.

 

“Özel Üniversite Havasında Huzur İçinde Hedeflerin Gerçekleşebileceği Sağlık Kampüsü”

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ni tanımlayın derseniz en belirgin özelliği tüm personelinin huzur ve güven içinde çalışma ortamında hedeflerini ve hayallerini gerçekleştirebileceklerine inandıkları, özel Üniversite havasında, mutlu ve gülen bir Üniversite diyebilirim. Üniversitemizde gruplaşma, ayrışma, çatışma değil dostluk ve dayanışma hakim. Üniversitemiz temel yapılanmasını oluşturmuş, gelecek 10 yılını projelendirmiş ve hızla gelişip büyümeye doğru gidiyor. Tüm projeleri tamamlanmış, fonksiyonel, estetik, yeni bir kampüs projemiz var. Kendi arazisi içinde yapılacak yeni hastane ile birlikte tam bir sağlık kampüsü olacak, şehrimize büyük değer katacak. İnanıyorum ki Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi yakın gelecekte şehrimizin marka değerlerinden biri haline gelecek” ifadelerini kullandı. – DORUK

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve dorukmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.