Haber Detayı
23 Kasım 2021 - Salı 14:57 Bu haber 2232 kez okundu
 
Harika GÜRAL: Makinalarımızın Bir Kısmını Kendimiz Yapıyoruz
Patronlar ve profesyonel yöneticilerin her hafta bir televizyonda Arzu MALİKİ ile Üst Düzey'de buluşuyor. Bu haftanın konuğu ise İhracatta rekor kıran, geri dönüşümde, enerji verimliliğinde önemli başarılara imza atan, katma değerli ürünler üreterek fark yaratan, kendi makinalarını üreterek Türkiye ithalat oranlarının düşmesine katkı sunan Güral Porselen CEO'su ve Güral Porselen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika GÜRAL ile pandeminin nasıl etkilediğini, 2020 ve 2021 çalışmaları ile hedefleri, ihracat oranları, enerji verimliliği, üretim faaliyetleri, Paris anlaşması ve yeşil mutabakatla ilgili çalışmaları, Türkiye'de gerçekleştirdikleri ilkler, üretimdeki engeller, avantajlar, sektördeki son gelişmeler gibi konularda düşüncelerini canlı yayında açıkladı.
EKONOMİ Haberi
Harika GÜRAL: Makinalarımızın Bir Kısmını Kendimiz Yapıyoruz

Patronlar ve profesyonel yöneticilerin her hafta bir televizyonda Arzu MALİKİ ile Üst Düzey'de buluşuyor. Bu haftanın konuğu ise İhracatta rekor kıran, geri dönüşümde, enerji verimliliğinde önemli başarılara imza atan, katma değerli ürünler üreterek fark yaratan, kendi makinalarını üreterek Türkiye ithalat oranlarının düşmesine katkı sunan Güral Porselen CEO'su ve Güral Porselen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika GÜRAL ile pandeminin nasıl etkilediğini, 2020 ve 2021 çalışmaları ile hedefleri, ihracat oranları, enerji verimliliği, üretim faaliyetleri, Paris anlaşması ve yeşil mutabakatla ilgili çalışmaları, Türkiye'de gerçekleştirdikleri ilkler, üretimdeki engeller, avantajlar, sektördeki son gelişmeler gibi konularda düşüncelerini canlı yayında açıkladı.

 

2020 ve 2021'i değerlendiren Güral Porselen Ceo'su Harika GÜRAL: "Pandemi baş gösterdiğinde 2020 Mart ayında otel grubu satışları için bir stoklama çalışması içine giriyoruz. Otel grubunda satışlarımız Ocak - Mayıs arası olur, Haziran - Temmuz'da satışlar daha azalır, çünkü sezon başlamış olur; biz bu dönemde de ev grubu için yatırım yapmaya başlarız. Fakat pandemi ile birlikte kısıtlamaya gittik, bir dönem saat kısıtlaması bir dönem tamamen kapattık; bu dönem insanlar evlerden çalışmaya başladılar. Talep ev grubundan geldi. Mağazaların caddelerde olması konuşulurken, satışlar biranda online'dan gelmeye başladı. 2020 yılı Güral için de diğer firmalar için de büyük bir dönüşüm yılı oldu. Otel grubu ürünlerinden, ev grubu ürünlerine dönmeye başladık. Daha önce online'a yatırım yapmıştık ama artık dünya tablet, telefon üzerinden dönüyor. 4 - 5 sene içerisinde yapılacak değişimler 1,5 sene içerisine sığdı.

 

Her Kriz Kendi Fırsatını Doğurur

2021'de Dünya bir açıldı, bir kapandı. Bu dönemde ihracata yöneldik. İhracat arttı. Her kriz kendi fırsatını doğurur misali, Türkiye ihracat konusunda bir anda yıldız olmaya başladı. Özellikle navlun kriziyle beraber, Uzak Doğu'dan gelen ürünlerin azalmasıyla beraber gözler pek çok konuda Türkiye'ye çevrildi. Bunun içesinde tekstil de var, porselen de var, bir çok alanda Türkiye cazibe merkezi. Özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkeler ürünleri Türkiye'den almak istiyor, çok yakın. Çine gelip gitmesi de oradan malzeme gelmesi de çok uzun sürüyor. Türkiye'den almak çok daha mantıklı geliyor. Bunu son dönemlerde fuarlarda da görüyoruz. Türkiye şuanda değişim, dönüşüm içerisinde, eğer doğru yönetilirse çok daha iyi yerlere gelebileceğimize inanıyorum.

Güral Porselen olarak da biz 2021 yılını daha önceki senelere göre daha iyi kapatıyoruz. 2020 yılında olan daralmayı 2021 yılında kapatmaya çalışıyoruz."

 

Türkiye İhracatının Yüzde 36'ı Güral'ın

Siz de katma değerli ürünler üretiyorsunuz, Türkiye için katma değerli ürünlerin ihracata çok önemli, Siz geçen senenin ihracat şampiyonuydunuz, bu sene yine aynı performans oluyor sanırım, biraz da ihracat pazarlarından bahsedelim diyen program sunucusu Arzu MALİKİ'nin sorusu üzerine GÜRAL: "2021 yılında 2020 yılı verilerine göre şampiyon belli olacak. Biz geçen senenin kendi alanımızdaki ihracat şampiyonuyuz. İnanıyorum Güral Porselen olarak bu yıl da ihracat şampiyonluğunu göğüsleyeceğiz. Bütün emeği geçen Güral ekibime çok teşekkür ediyorum. Kolay bir süreç değil. Ülkemizin ihracatı 84 milyon dolarken 60 milyon dolar seviyelerine düşmüştü, pandemi pik yaptığı dönemde bu pazar yüzde 48 civarında küçülürken, şuan yüzde 30 civarına çıktı, iyileşme var. Güral'ın Türkiye'den yapılan ihracattaki payı da yüzde 36 civarında. Hedeflerimize uygun" dedi.

 

New Bone Üreten İlk ve Tek Firma Güral Porselen

MALİKİ'nin New bone, digi bone gibi ürünleriniz var, dijitalleşme de söz konusu, sanayi 4.0, robotlaşma var, bunları nasıl uyguluyorsunuz sorusuna GÜRAL: "Türkiye'nin ilk şeffaf, ışığı geçirgen ince krem porselenini ürettik. Seramiğin içine krem boya verilerek yapılan ürünlerden bahsetmiyorum. Gerçek new bone ürünü üreten Türkiye'deki ilk firma hala sanırım tek firma Güral Porselen. 2006 yılından beri ev ve otel grubu için üretiyoruz. Aynı zamanda devlet destekli Türkiye'nin ilk AR-GE'si de Güral Porselen bünyesinde. Çok değişik ürünler elde ediyoruz. 2018 yılında dijital baskıya yapılan yatırımla beraber digi bone serisini ürettik. Digi bone'dan kastımız new bone tabir ettiğimiz krem renkli porselenin üzerine makinalarla dijital baskı yapılması.

 

Dijital Baskıyla Ürettiğimiz Ürünlere Ömür Boyu Desen Garantisi Veriyoruz

Süreç şöyledir hammadde ilk önce bisküvü halindedir, fırına girer çıkar, sonra ikinci defa pişer krem renk yada beyaz renkte porselen yada new bone olur, üzerine dekor uygulanır, 3. defa fırına girer. Fakat bu dijital teknoloji sayesinde bisküvi halindeyken yüzeye yapılan baskı ile beraber ürün fırına ikinci defa giriyor, çıktığında dekor yüzeyin altına hapsolmuş oluyor. Bu çok önemli, otel gruplarına baktığımızda ev gibi değil, belki elimizde yıkıyoruz. Daha özel bir çalışma oluyor, fakat otel grubunda çok tanzikli sulara maruz kalır ürünler, üzerine dekor çalışması yaparsanız kısa zamanda çıkar. Biz dijital baskıyla ürettiğimiz ürünlere gerek horeka da gerek ev gruplarında, çok değişik kimyasal ürünlere maruz kalmadığı sürece ömür boyu desen garantisi veriyoruz.

Bu ürünlerle yapılan ihracatta katma değeri arttırıyor. Katma değerli dediğimiz ürün bu. Hem krem new bone üretiyoruz, hem de dijital baskı tekniği ile ömür boyu desen çıkmazlığı garantısı verdiğimiz ürünlerin ihracatıyla Türkiye farklı bir yere gelir. Türkiye'ye baktığınızda üretilen ürünlerin sayısında bir sıkıntı yok, çok iyi ürünler üretiyoruz, sayı da çok yüksek. Türkiye'nin katma değerli ürünlerinin ihracatı bir kaç doları geçmez  ne yazık kı Avrupa'ya yada Amerika'ya döndüğünüzde bunların 3, 4, 5 yada çok daha yüksek fiyatlarla satıldığını görüyoruz. Almanya, teknolojiye yatırım yaptıkları için katma değerli ürünlerle ihracat yapıyorlar.

 

Anahtar Teslim Fabrika Yapacak, Teknolojiye Sahibiz

Avrupa'da rekabetçi olduğumuz ülkelere bakacak olursak Almanya üzerinden döner, teknolojiyi aldığımız ülkeler de Almanya ve İtalya. Tasarım'da İtalya öncülüğü çeker, teknolojide Almanya'dır. Güral olarak yine ekibime teşekkür ediyorum. Biz kendi makinalarımızı kendimiz yapacak haldeyiz. Türkiye'de Güral olarak bizden bir porselen fabrikası istenirse anahtar teslim olarak bir fabrika yapacak teknolojiye sahibiz. Artık kendi makinalarımız bir kısmını kendimiz yapıyoruz" dedi.

 

Çip Krizi ve Navlun Artışı Bizi De Vurdu

MALİKİ'nin İthalat ve cari açık için de çok önemli, ithalatta makina ithalatı önemli bir yer tutuyor. Maliyetler çok arttı, gerek kurdaki yükselişler, elektrik doğalgaza gelen artışlar, sanayiyi zorlayan kalemler bunlar, nasıl bir planlama yapacaksınız sorusuna Ceo GÜRAL: "Üretim maliyetlerinin arttığı bir gerçek, kurun artması değil sadece üretimi sağlayan malzemelerin kendi içindeki artışı da bizi etkiliyor. Hammaddeler hem çok yüksek hem de bulması çok kolay değil, hammadde krizi yaşıyoruz. Çip krizi yaşıyoruz. Aldığımız techizatın bir kısmı yurt dışından geliyor. 29 Ekim'de Güral 29 Ekim Seramik Fabrikasını faaliyete geçirmeyi arzu ediyorduk, fakat çip krizi bizi de vurdu. Makinaların konsollarında olması gereken bazı techizatları alamadık. Önümüzdeki aylarda alacağımızı düşünüyoruz ve daha sonrasında üretime başlayacağız. Navlunlar bizi de vurdu. Sadece dolar ve euro gibi dövizdeki artışlar değil, üretimi yaptığımız teçhizat ve hammaddenin kendi içerisinde zamlanmasıyla da bütçe yapmakta zorlanıyoruz. Avrupa'da enflasyon var, 4.1 civarına çıktı. Amerika 6 civarına çıktı.

 

 

Enerji Verimliliğini Önemsiyoruz

Sürdürülebilirlik kapsamında yada AR-GE olarak 4'e ayırabiliriz. Bizim için sera gazı emisyon ölçümü son derece önemli, enerji su kullanımı, geri dönüşüm bertaraf edilen atık oranlarının azalması ve kurumsal yönetimde sürdürülebilirlik çalışmaları.

Sera gazı salınımında, sır fırının yanmasından ortaya çıkan gazı atmosfere değil özellikle sprey dray ünitelerine verip tekrar kullanıyoruz yada tankın içinde ısıtma olarak yeniden kullanıyoruz. Porselenin pişirme derecesi 1400 civarındadır, biz bunu 1360 seviyelerine çekmeyi başardık; bone'un pişme derecesi 1300 civarındayken 1270'lere çekmeyi başardık. 30 -40 derece az gelebilir ama toplamda yüksek oranlar.

 

Paris İklim Anlaşması ve Yeşil Mutabakat Gündemimizde

Karbondioksit salınımımız 49.500 civarındayken 40 bin tonlara düşürdük. Avrupa diyor ki karbon ayak izine bakacağım, buna göre ya ek vergi getireceğim, ya hiç mal almayacağım yada malın farklı şekillerde alacağım. Farklı teknolojilere yatırım yapmamız isteniyor. Güneş enerjisine yapılan yatırım da dahil onda da karbon var, bununla ilgili dün toplantımız vardı.

Biz sadece porselen üretmiyoruz, vitrifiye de üretip, ihracatını yapıyoruz. Yer, duvar karosu Türkçe tabirle seramik üretimine gireceğiz, burada da ihracat pazarlarını hedefliyoruz. Paris iklim anlaşmasından Yeşil mutabakata kadar bunlar bizim gündemimizde. Enerji su kullanımı var, bizim üretimimizde su önemli bir yer kaplıyor. Üretimimizi motorlu sistemlere geçerek yüzde 15'lik iyileşme gerçekleştirdik, çok büyük bir oran. Hava tüketiminde gazın daha az kullanılmasıyla beraber kompresör yüklerinin azaltılması, elektrik tüketiminin düşürlmesi olarak sağladık, buralarda büyük bir gelir elde ettik. Tabak üretiminin yapıldığı hidrolik preslerde, presin soğutulması için kullanılan suyu gerekli iyileştirme çalışmaları sayesinde atık tesisine vermeden önce yeniden kullanıyoruz. Suda yüzde 25 iyileştirme demek.

 

Geri Dönüşüm Çalışmalarımız Yüzde 90 Civarında

Yenilenebilir enerji çalışmalarını inceliyoruz. Geri dönüşüm için çamurun yada granül atıklarının hammaddeye geri kazanılması çalışmalarını yapıyoruz. Geri dönüşüm çalışmalarımız fabrikada yüzde 90 civarında. Kullanılmayan hurdaları da, çamuru da, granül atıklarını da geri dönüşüme veriyoruz. Porselen haline gelmiş ama kırık olan ürünleri de yüksek sıcaklıkta üretim yapan firmalara veriyoruz. Sürdürülebilir bir üretime sahip olmak için bütün firmaların bu şekilde devam etmesi gerekir.

 

Porselende teknoloji çok yoğundur, emek yoğun bir sektördür. Bir makine ile diğer makine konuşur, sanayi 4.0 porselende de yoğun, ama bir nokta da el değer. İnsan gücü gerekir. Tabak sofraya gelene kadar neredeyse 50 defa insan eli değmiştir.

 

Sanayi 4.0'ı Önemsiyor, AR-GE'ye Ayırdığımız Bütçe Sürekli Artıyor

Seramik yani yer duvar karosuna baktığımızda makineler birbiri ile konuşur ve karanlık fabrika denen üretim daha mümkündür. Sanayi 4.0 dünyamızın içinde. Aslında bir önceki üretimin bütün verilerini depolayıp, bir sonraki üretimde kullanabiliyorsunuz yada benzer bir üretim yaptığınızda kaç gram ürün kaç barometre nasıl bir sonuç verdi bunu görüyorsunuz. Fırınlarımız tabaklar belirli sıcaklık, uzunluk ve sürede geçer. Tabaklar gereğinden uzun kalırsa çevreye karbon salınımı olur ve tabağın yüzeyinde pütürler oluşur; gereğinden daha az kalırsa su emme, çatlak problemleri olabilir. Sanayi 4.0 ile beraber bir önceki üretimde kaç dakikada ve kaç derece sıcaklıkta geçmiş ve sonuç ne olmuş, hepsini ölçüyoruz. AR-GE ye dönük hammadde çalışmalarına ağırlık vermemiz gerek, daha kısa zamanda daha düşük dereceyle ürün yapmak istiyoruz.

Katma değerli ürün sattıkça AR-GE'ye ayırdığımız bütçe artıyor. Yüzde 3'lerden 10'lara kadar gidiyor. AR-GE'ye her geçen gün daha çok bütçe ayırıyoruz.

2020 yılında ertelen fuar ve organizasyonlar 2021'in Haziran'ından itibaren gerçekleşmeye başladı. 45 gündeki 7. organizasyonum olacak. Dünya'da olmadığımız hiç bir yer yok. Fildişi sahiline de Gana'ya da veriyoruz. Şuan daha fazla bir talep vardık. Eskiden Türkiye nerede diye soran insanlar, biz seviyoruz gelmek istiyoruz diyor. Eskiden İstanbul'a gelmek istiyorum diyenler şimdi fabrikaya gelmek istiyorlar. Sektörün çok daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Sektör paydaşlarımı da gözlemliyorum, herkes çok güzel iş yapıyor." İfadelerini kullandı. - DORUK Fatma

Kaynak: (DORUK) - DORUK GAZETESİ Editör: Fatma Çakır
Yorumlar
Haber Yazılımı