Haber Detayı
01 Haziran 2021 - Salı 18:01 Bu haber 2843 kez okundu
 
CHP ve İYİ Parti: İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz!
CHP İl Başkanı Dr. Zeliha AKSAZ ŞAHBAZ, İYİ Parti İl Başkanı Erol ERTÜRK, partilerin kadın kolları başkanları ve yönetim kurulu üyeleri ile partililer 1 Haziran'da Cumhuriyet Caddesinde toplanarak, İstanbul Sözleşmesine karşı olduklarını bildiren açıklamalar yaptılar.
SİYASET Haberi
CHP ve İYİ Parti: İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz!

CHP İl Başkanı Dr. Zeliha AKSAZ ŞAHBAZ, İYİ Parti İl Başkanı Erol ERTÜRK, partilerin kadın kolları başkanları ve yönetim kurulu üyeleri ile partililer 1 Haziran'da Cumhuriyet Caddesinde toplanarak, İstanbul Sözleşmesine karşı olduklarını bildiren açıklamalar yaptılar.

CHP Kadın Kolları Başkanı Sevinç ŞENOL: "Türkiye, 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul Sözleşmesini ilk imzalayan ve 24 Kasım 2011tarihinde de parlamentosunda onaylayan ilk ülkedir.

Övgülerle imzalanan bu sözleşmenin üzerinden tam on yıl geçti. 10 yılın sonunda övgüden inkara geçildi.

Ve 20 Mart 2021 de AKP’li Cumhurbaşkanımız tek bir imzasıyla sözleşmeyi feshetti.

Dikkatinizi çekeriz, TBMM de kabul edilen, bakanlar kurulunda onaylanan uluslararası bir sözleşmeden bahsediyoruz.

Şu anda tartışmalar İstanbul Sözleşmesi üzerinden yürütüldüğü için konu sadece kadın hakları sorunuymuş gibi algılanıp, bazı çevrelerce kayıtsız kalınıyor.

Oysa konu hukuk sistemimizin bütününü ilgilendiriyor. Bu kararın kabul edilmesi, tüm uluslararası sözleşmelerden tek imza ile çıkılabileceği, meclisin yok sayılabileceği anlamına gelir.

Bir takım cemaatleri, tarikatleri memnun etmek adına alınan, hukuki usullere uymayan fesih kararı kabul edilemez.

Kadınların ve çocukların hayatını ilgilendiren kararlar siyasi hesaplara malzeme yapılamaz.

Karar henüz kesinleşmemiş olsa da, sözleşmenin feshiyle birlikte, şiddeti insan fıtratının bir parçası olarak görüp normalleştiren, kadınları 2.sınıf vatandaş gören karanlık zihniyetin cesareti arttı.

Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair 6284 sayılı kanunun da değişmesi yönünde çağrılara başladılar.  Kadın ve çocuklara olan saldırılar pervasızlaştı.

İlk olarak 2016 yılında gündeme getirilen ve kamuoyunun yoğun tepkisi üzerine geri çekilen çocuk istismarcılarına af girişimini tekrar meclise getirme hazırlıkları olduğunu duyuyoruz.

Aileyi koruma adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan bu girişimlerin asıl amacı evlilik yaşını düşürmek ve kız çocuklarını, ailelerinin rızasını alarak tecavüzcüleriyle evlendirip faillerin cezadan kurtulmasını sağlamaktır.

Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Filistin, Bangladeş, Çad gibi ülkelerde dahi evlilik yaşı 18 iken, laik ve demokratik olan ülkemizde evlilik yaşını düşürme gayretlerini çok yaralayıcıdır.

Hepimizin kendince sorularına ilave olarak son bir yıldır pandemi nedeniyle ekstra yorulduk, yıprandık. Ekonomik, sosyal, psikolojik olarak gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz.

Ülke olarak birlik beraberliğe, huzura, umuda ihtiyacımız var. Hal böyleyken AKP iktidarı en üst merciden başlamak üzere giderek daha da sertleşen, ayrıştıran bir dil kullanıyor.

İyi Parti lideri Sn. Meral AKŞENER’in Rize ziyaretine ilişkin Cumhurbaşkanımızın kullandığı cinsiyetçi ve tehdit dolu sözler yakışık almış mıdır?

Göreve başlar başlamaz 23 Nisan’da koruma altındaki bir evladımızı tüm ülkeye ifşa ederek ve çocukları mutlu eden çikolata, oyuncak, kitap, tablet gibi bir hediye yerine koskocaman bir buket çiçek vermeyi seçerek hepimizi şaşırtan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız son olarak şiddetin tölere edilebilirliğinden bahsederek gündem oldu.

Görevi, şiddeti tölere eden gelenekler, töreler  yüzünden yitirilen canları   korumak olan sayın bakanımıza sesleniyoruz; sizin istatiksel herhangi bir veri gibi, emtiaymış gibi yorumladığınız her bir sayı bir ‘CAN ‘ sayın bakan ! Yitirilen her can birilerinin evladı, kardeşi, annesi ya da eşi ve boşlukları ömür boyu dolmuyor.

Bizler şiddeti tölere etmiyoruz sayın bakan ! Sizi de sorumluluğunuzun bilinciyle çalışmaya ya da istifaya davet ediyoruz !

İç işleri Bakanımızsa pür dikkat izlenen bir canlı yayında, milyonların çocuk pornosu izlediğini bir çırpıda söyleyiverdi. Çocuk pornosu izlemek olağan bir durummuş gibi , suçu sıradanlaştıran bu sözler çok üzücüdür.

Erkek egemen siyaset dünyasında kullanılan ve dalga dalga toplumun tüm katmanlarına yayılan ayrıştıran sert üslubu, kadını ikincilleştiren, ötekileştiren cinsiyetçi dili, kadına ve çocuğa şiddeti normalleştiren yaklaşımları kabul etmiyoruz.

Tam da bu yüzden İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz!

İstanbul Sözleşmesi kalacak!

İlk sandıkta siz gideceksiniz!" ifadelerini kullandı. - DORUK

Kaynak: (DORUK) - DORUK GAZETESİ Editör: DORUK
Yorumlar
Haber Yazılımı