Haber Detayı
09 Ocak 2020 - Perşembe 12:49 Bu haber 1441 kez okundu
 
Tes-İş Genel Başkanı AKMA: Bu Yanlış Uygulama Hem İstihdama, Hemde Ekonomiye Çok Pahalıya Mal Olur
Aralarında Tunçbilek ve Seyitömer Termik Santrallerinin de bulunduğu 6 santralin çevre sağlığını tehdit ettiği gerekçesiyle kapatılması ile ilgili açıklamalarda bulunmak üzere ilimize gelen TES-İŞ Sendikası Genel Başkanı Ersin AKMA ve Genel Başkan Yardımcısı Eşref ERDEN, konu ile ilgili yerel basına bilgi verdi.
GÜNCEL Haberi
Tes-İş Genel Başkanı AKMA: Bu Yanlış Uygulama Hem İstihdama, Hemde Ekonomiye Çok Pahalıya Mal Olur

Aralarında Tunçbilek ve Seyitömer Termik Santrallerinin de bulunduğu 6 santralin çevre sağlığını tehdit ettiği gerekçesiyle kapatılması ile ilgili açıklamalarda bulunmak üzere ilimize gelen TES-İŞ Sendikası Genel Başkanı Ersin AKMA ve Genel Başkan Yardımcısı Eşref ERDEN, konu ile ilgili yerel basına bilgi verdi.

Genel Başkan AKMA: "Tesislerimizin özelleştirilmesi sonucunda çalışmalarını mevcut şartlarla sürdüren ve sadece Seyitömer Termik Santrali ile birlikte Seyitömer Kömür işletmelerinde yaklaşık 2bin civarında çalışan istihdam edilmekteydi. Santralin devre dışı bırakılması tesiste büyük erozyonlara sebep olacağından tutucu filitreler takılsa bile yeniden devreye almak için tahribatı gidermek çok büyük ekonomik bedele mal olacaktır. Keza çalışan işçilerin istihdamı tehlikeye girmiştir. Bu gerçekten hareketle devlet ve Çelikler firması en kısa zamanda bu probleme çözüm bulmalıdır" dedi.

Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ) Genel Başkanı Ersin AKMA, “Sendika olarak çevrenin korunması temelinde emisyon değerlerini yasal sınırların altında tutarak santrallerin düşük kapasite ile çalışmalarının, gerekli koşulları sağlayarak geçici çalışma belgesi almalarının ve daha sonra gerekli tüm şartları yerine getirerek tam kapasite çalışmalarının mümkün olabileceğine inanıyoruz.

Elektrik Piyasası Kanunu’nun ilgili maddesinin elektrik üretim santrallerine tanıdığı çevre muafiyeti süresinin dolması nedeniyle Kütahya Seyitömer ve Tunçbilek, Kahramanmaraş Afşin A,  Sivas Kangal, Zonguldak Çatalağzı termik santrallerinin faaliyetinin tamamen, Manisa Soma termik santralinin faaliyetinin ise kısmen durduruldu. Mühürlenen termik santrallerdeki işçilerin mağdur edilmemesi için çalışacağız ve konuyu takip edeceğiz.

Sendika olarak çevrenin korunması temelinde emisyon değerlerini yasal sınırların altında tutarak santrallerin düşük kapasite ile çalışmalarının, gerekli koşulları sağlayarak geçici çalışma belgesi almalarının ve daha sonra gerekli tüm şartları yerine getirerek tam kapasite çalışmalarının mümkün olabileceğine inanıyoruz. Böylece çevrenin korunmasının yanı sıra çalışanların mağdur edilmeyeceği, santrallerin faaliyet dışı kalmaları nedeniyle teçhizatın zarar görmeyeceği bir çözümün bulunması mümkün olacaktır.

2 Ocak’ta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih DÖNMEZ ve Bakan Yardımcısı Abdullah TANCAN ile görüştük. İş yerlerinde çalışan işçilerin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için alınması gereken önlemleri görüştük. Binlerce işçinin geçim kaynağı ve birer milli servet olan santrallerin faaliyetlerinin tamamen durdurulmasının çalışanlar, aileleri ve santrallerdeki teçhizat ve ekipman açısından yaratacağı sıkıntıları dile getirdik. Başka iş yeri ve iş imkanı olmayan bu bölgelerde ekonomilerin olumsuz bir şekilde etkileneceğini, hatta göçlerin yaşanabileceğini anlattık. Kapatılan her bir santralin emisyon değerlerini ve faaliyetlerine devam edebilme koşullarını görüştük ve üyelerimizin iş ve işletme toplu iş sözleşmesinden doğan kazanılmış haklarının korunması talebimizi kendilerine ilettik.” Dedi.

Tes-İş Genel Başkan Yardımcısı Eşref ERDEN,  “6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 8. Maddesinin elektrik üretim santrallerine tanıdığı çevre muafiyeti süresinin 31.12.2019 tarihinde dolması nedeniyle faaliyeti tamamen veya kısmen durdurulan termik santrallerde; 3 bin 372’si üyemiz olmak üzere yaklaşık 5 bin işçi çalışmaktadır. Bağlı kömür işletmelerinde çalışan 8 bin işçi de dikkate alındığında bu santraller sayesinde yaklaşık 13 bin işçi istihdam edilmektedir. Son derece karmaşık bir sisteme ve ekipmana sahip olan termik santrallerin özellikle donma tehlikesi oluşturan soğuk kış aylarında faaliyet dışı kalması geri dönülmez hasarlara neden olabilecektir. Santrallerdeki tribünler çalışmadıklarında ağırlıkları nedeniyle sehime maruz kalmaktadır. En ufak bir sehim yeniden çalışma durumunda tribünler yataklarından ayrılarak büyük hasarlara neden olabilmektedir. Malzemelerin sehim yapmaması için dönmesi ve bazı kısımlarda yağ ve suyun sirkülasyonu gerekmektedir. Nitekim santrallerde bağımsız ısıtma tesisatı bulunmamakta, santral ve tesisat, tribün ara buharları ile ısıtılmaktadır. Atölye, idari idari binalar, sosyal tesisler, kullanma suları ile degazör, fuel oil ve motorin istasyon ve hatları, ham su tankları gibi ekipmanların ihtiyacı da bu ısıtma sisteminden karşılanmaktadır. Faaliyete uzun süreli ara verilmesi durumunda kolektör bölgelerindeki ve kazanların belli bölgelerindeki suyun tamamını boşaltmak mümkün olmadığından donma derecelerinde geri dönüşü olmayan ciddi risklerle karşı karşıya kalınmaktadır.

Çevrim ve soğutma suyu hatlarında, yardımcı, yakıcı sistemlerinde pompa ve nakil hatlarında kalıcı hasarlar meydana gelebilmektedir. Kapatılan santraller genelde eski olduklarından faaliyet dışı kaldıklarında motorların izolasyonu da bozulabilecek, yanma tehlikesi ortaya çıkacaktır. Bunların yanı sıra; santrallerdeki binlerce elektrik motoru, redüktörler, trafolar, kablolar, ölçü kontrol sistemleri ekipmanları, tribün setleri, borular vb. tüm ekipmanlar dikkate alındığında santrallerin faaliyetlerinin tamamen durdurulması yüz milyonlarca Euro’ya ulaşabilecek hasarlara yol açabilecektir. Çoğunluğu yerli üretim olan kömürü kullanarak elektrik üreten ve ülke ekonomisine büyük katkı sunan bu santraller sendikamıza üye 3 bin 372 işçinin geçim kapısıdır. Bulundukları illerde istihdam yaratan ve bölge ekonomisini ayakta tutan yegane büyük Sendikamız; söz konusu santrallerin, ilgili çevre kanununa ve ölçekli işletmelerdir. yönetmelikle belirlenen kurallara uygun ve yasal sınırların altında atık ve emisyon değerleri ile çalışacak şekilde faaliyete geçirilmelerinden yanadır.

Sendikamız, santrallerin düşük kapasiteyle, kullandıkları kömürün kükürt içeriğini gözden geçirerek veya yardımcı yakıt kullanımı gibi yollara başvurarak yasal sınırların altındaki değerlerle çalışmalarının, gerekli koşulları sağlayarak geçici çalışma belgesi almalarının ve daha sonra tüm şartları yerine getirerek tam kapasite çalışmalarının mümkün olabileceğine inanmaktadır. Böylece çevrenin korunmasının yanı sıra çalışanların mağdur edilmeyeceği, santrallerin faaliyet dışı kalmaları nedeniyle ekipmanın zarar görmeyeceği bir çözümün mümkün olduğuna inanmaktadır. Çevreye son derece saygılı bir sendika olarak; santrallerin kapatılması gündeme geldiğinde çevre ve halk sağlığının ön plana çıkmasını saygıyla karşılıyoruz. Ancak, çevre konusunun önemi, faaliyeti duran işyerlerinde çalışan üyelerimizin ve ailelerinin endişelerini gölgelememelidir. Santral işçileri 2013 yılında özelleştirilen santrallerde çevre mevzuatı açısından bugüne kadar alınmayan önlemlerin sorumlusu değildir. Üyelerimiz sorumlusu olmadıkları bir sorun nedeniyle yaşadıkları kaygıların giderilmesini beklemektedir. Santralleri işleten işverenlerden çevre konusunda mevzuatın gereklerini yerine getirmek için gerekli her adımı atmalarını istemektedir. Sendikamız; Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar ve T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarımızdan, santrallerin çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde düşük kapasiteyle çalıştırılmasını ve çalışanlarımız açısından mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.” İfadelerine yer verdi.  - DORUK

Kaynak: (DORUK) - DORUK GAZETESİ Editör: DORUK
Yorumlar
Haber Yazılımı