Haber Detayı
19 Ekim 2021 - Salı 13:57 Bu haber 2096 kez okundu
 
Öğrenmek, Üretmek, Kazanmak İsteyen Kadınlara Çağrı
Kütahya Kadın Kooperatifi Başkanı Cemile Gül, yönetimiyle birlikte kooperatif faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gül, Halil İbrahim Yılmaz El Sanatları Merkezini, sanat köyü haline getireceklerini, altyapının hazır olduğunu, artık icraat zamanı olduğunu belirterek Kütahya’nın üreten bütün kadınlarını kooperatif altında birleşmeye davet etti. Kütahya’daki diğer tüm kadın kooperatiflerine destek olduklarının altını çizen Cemile Gül, hepsinden destek beklediklerini açıkladı.
GÜNCEL Haberi
Öğrenmek, Üretmek, Kazanmak İsteyen Kadınlara Çağrı

Kütahya Kadın Kooperatifi Başkanı Cemile Gül, yönetimiyle birlikte kooperatif faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gül, Halil İbrahim Yılmaz El Sanatları Merkezini, sanat köyü haline getireceklerini, altyapının hazır olduğunu, artık icraat zamanı olduğunu belirterek Kütahya’nın üreten bütün kadınlarını kooperatif altında birleşmeye davet etti. Kütahya’daki diğer tüm kadın kooperatiflerine destek olduklarının altını çizen Cemile Gül, hepsinden destek beklediklerini açıkladı.

El sanatlarını öğrenmek, üretmek ve satarak gelir elde etmek isteyen bütün kadınların hem eğitim yuvası hem de gelir kapısı olma hedefiyle yola çıkan Kütahya Kadın Kooperatifi oluşumunu tamamladı. Bir buçuk yıldır süren kurulma aşamasının ardından planlanan faaliyetlere ilişkin bilgiler veren Kooperatif Başkanı Cemile Gül ve yönetim kurulu üyeleri basın mensupları ile bir araya geldi.

Kooperatif yönetim kurulu şu şekilde oluşuyor; Cemile Gül, Kadriye Kara,  Çiğdem Kırcı, Hülya Erkasap, Sevgi Bakırsözer, Av. İmran Işık, Ayşegül Cenker,  Simpaş A.Ş.  Basın mensuplarıyla gerçekleşen toplantıya yönetim kurulu üyelerinden Av. İmran Işık katılmazken, annesi Fadime Işık katıldı.

 

“1000 Kadın El Sanatlarında Hizmet Veriyor”

Kooperatif Başkanı Cemile Gül: “32 yıldır Kütahya’da ticaret ve sanat yapmaya çalışıyoruz. Kütahya sevdalısıyım. Kütahya’yı 15 yıl boyunca el sanatlarıyla tanıtarak, katıldığım yarışmalarda 15 yıl Türkiye birinciliği elde ettim.

Hep dışarıya açılma çabasında oldum. Cumhurbaşkanımıza, Başbakanlarımıza, kabinedeki tüm bakanların eşlerine, kadın bürokratlara Kütahya’nın motifleriyle kıyafet yapıp giydirdim. O dönemde giyilen şalvarları bugüne modernize ettim. Ben bunu Kütahyalı kadınlarla birlikte yaptım.

El sanatlarında çok yol aldığımızı hissediyorum. Türkiye’nin hatta Dünya’nın çoğu yerinde, Kütahya’nın el sanatları insanların beynine kazındı. Çabalarımız sonucunda el sanatlarında güzel işler yaptık.

Yedi metrekarede dört kadınla bir atölye kurdum. 2.500 Kütahyalı kadına işimi öğrettim. Daha önce öğrencim olarak benim yanımda çalışan 17 kişinin iş yerlerini de hesaba kattığımızda Kütahya’da en azından şu anda 1000 kadın ekmek yiyor,  el sanatlarında hizmet veriyor.

Kendimizi Osmanlı’nın torunlarıyız, ulvi bir medeniyetiz diye evlerimize çekip oturmamalıyız. Kütahya’nın eksiği nerede düşünmeliyiz. Kadınların güçlü olması çok önemli. Kütahya’da kadınlar ayaklarının üzerinde durabilmeli. Bir ailede kadınları güçlendirseniz aile o kadar güçlüdür. Her başarılı kadının arkasında şaşırmış erkekler vardır. Ben üretiyorum, ben eğitimli kadınım, ülkemi seviyorum diyen kadın şaşkınlıkla izlenir.

Üreten kadınlar olarak Kütahya’nın el sanatlarının duyurulması için her türlü hizmeti vermekteyiz. Kütahya’nın yapılan başvuru sonrasında tek seferde UNESCO’ ya girmesi çok önemli bir başarı. Çok sevindik fakat sadece sevinmek yetmiyor, icraat gerekiyor. UNESCO’ya verilen sözlerin yerine getirilmesi için neler yapabiliriz diye düşünürken bir kadın kooperatifi kurmaya karar verdik ve UNESCO’nun projesi olarak bir buçuk yıl önce kooperatifimizi kurduk.

 

“Laf Olsun Diye Kooperatif Kurmadık”

Osmanlı döneminde yapılan nakışlar, desenler, çizgiler, işlemeler çini ile birlikte yapılmış. Çinideki desen nakışta kullanılmış, nakıştaki desenler de çinide kullanılmış. Bunlar Osmanlı döneminde sarayları süslemiş. Biz Kütahyalı olarak lütfen bunu es geçmeyelim. Osmanlı döneminde sarayları süsleyen Kütahya, saraylara çiniler yapan Kütahya sonradan geri geri giderek bu hale düşmemeliydi. Biz laf olsun diye kooperatif kurmadık. Ben bu oluşumun Kütahya’nın sesi olacağına ve Kütahya’nın sorunlarına eğileceğine, sorunları en üst makamlara kadar götüreceğine inanıyorum.

Gelişmeyi Engelleyen Gizli Eller Yok Etmeliyiz”

Kütahya çok zengin bir il. Madenimiz var, el sanatlarımız var, tarihimiz var. Bütün bunlara rağmen gelişimi ve tanıtımı engelleyen gizli elleri hep birlikte bulmaya çalışalım. Emin olun gizli eller var. Kooperatif olarak yaptığımız defilenin bile duyulmasını engelleyenler oldu. Biz her yaptığımız faaliyeti duyurmalıyız ve bu gizli elleri yok etmeliyiz. Hizmet etmeyen bürokratları, istek ve talepleri yerine getirmeyen, Kütahya’nın kalkınması için bir şeyler yapmazlarsa bu insanları basın aracılığıyla Kütahyalıya şikâyet edeceğiz.

Bu kadar kültürel birikimimiz, tarihimiz, güzelliklerimiz varsa biz neden hala kabuğumuzu kıramıyoruz? Bu sefer de bu çabayla başarılı olamazsak bu şehri terk edelim

Yer Tahsisi Bu Hafta Gerçekleşiyor

İlk olarak atıl durumda olan Halil İbrahim Yılmaz El Sanatları Merkezinin ve civarının kooperatife tahsis edilmesini istedik ve bu hafta içerisinde imzaların atılmasıyla bu tahsisin gerçekleşecek. Alanı sanat köyü haline çevireceğiz. Aynı zamanda UNESCO aracılığıyla Göç İdaresinin boş binasına yapılan çark ve fırınların da işlevsel hale gelmesi için uğraşacağız. Çini ve el sanatlarımızın daha üst yerlere gelmesi için o alandan faydalanmak istiyoruz.

“Osmanlıdan Kalan Eşyalar Kullanılır Hale Gelecek”

Eski eşyaların, ürünlerin, kıyafetlerin ve mobilyaların dönüşüme uğramasını istiyoruz. İlk projemiz Osmanlıdan kalan bütün eşyaları kullanılır hale getirmek ve bununla ilgili İnegöl’den çok iyi bir usta getirdik. Yenilenen ürünlerin Eskişehir-Ankara yolu üzerinde büyük bir sergi salonunda sergilenmesini istiyoruz. 20 kadının mobilya tamir ettiğini düşünebiliyor musunuz?  20 kadın o alanda kızılcık üretse, insanlar gelip geçerken o kızılcık bahçesini görse, oradan kızılcığını toplasa, marmelat hâline getirse, tarhana yapsa, pişirse, gelene geçene satıp para kazansa iyi olmaz mı? Biz bu kızılcıktan yola çıktık. Yönetim olarak Kütahyalı kadınlar olarak bir kızılcık çubuğuyuz. O kızılcık can olacak, insan midesine gidecek. O kızılcık gibi bir çubuk parçasından dünyaya seslenelim.

Kadınlara çağrıda bulunmak istiyorum, öğrenmek, eğitim almak, üretim yapıp para kazanmak isteyen tüm kadınları bünyemizde toplamak istiyoruz. Hiçbir parti, hiçbir siyasi görüş ve art niyet olmaksızın hakiki Kütahyalılar olarak bütün kurum ve kuruluşları Kütahya’nın kalkınması için yanımızda görmek istiyoruz. Biz üzerimize düşen bütün görevleri yapmak için buradayız. Kütahyalı 60 kadın olarak bir araya geldik; bu 60 kadının 600 kadın, bin kadın olmasını istiyoruz” açıklamasında bulundu. - DORUK Fatma

Kaynak: (DORUK) - DORUK GAZETESİ Editör: Fatma Çakır
Yorumlar
Haber Yazılımı